Archive for the ‘Literatür’ Category

Mimarlar neden siyah giyer?

Mimarlar neden siyah giyer?
Mimarlar neden siyah giyer?

“Neden” ile başlayan sorular genelde çocuklar tarafından sorulur ve de çoğunlukla kulağa komik gelir. Fakat verilen cevap her ne kadar sorunun yanında genelde yetersiz kalsa da, cevap vermeye çalısan kişi hakkında kimi ipuçları verir. Avusturyalı fizikçi Heinz von Förster’e göre “Neden” ile başlayan sorular “Neden herhangi birşey hiçbir şeyden ziyade ilk sırada olmalıdır ki?” mottosuna istinaden cevapsız kalmaya mahkumdur.

Kitap_02
Stefan Behling: “Siyah zayıf gösterir.”

Cordula Rau tarafından hazırlanan “Mimarlar neden siyah giyer?” adlı kitap, Rau’nun 2001 yılında bir endüstri yöneticisi tarafından kendisine aniden yöneltilen bu soruya, uluslararası düzeyde yanıt bulmak adına başladığı çalışmanın sonucunda ortaya çıkmış. Birçok ünlü mimardan ve tasarımcıdan almış olduğu cevapları yine soruya yakışır bir şekilde siyah ciltli bir kitapta, her cevap mimarın kendi el yazısıyla olacak şekilde toplamış. El yazısını okumakta güçlük çekenler ve elbette İngilizce dışında cevap vermiş olanları anlamakta problem yaşayanlar için bir yan sayfada İngilizce çevirisi daktilo yazısı şeklinde de bulunuyor.

Kitap_03
Gregor Eichinger: “Gözler ön plana çıksın diye.”

Hakikaten, mimarlar neden hep siyah giyer? Thomas Ende “Hepsi varoluşçudur.” diyor. Peter Conradi ise benzeri bir şekilde “İlginç gözükme çabası içerisindedirler ve varoluşçular gibi gözümek isterler.” şeklinde cevaplıyor. Jürgen Mayer H. “Siyah hakikaten hata yapamazsınız anlamına gelir ve bunu sık sık değiştiremezsiniz.” şeklinde yorumlarken, Foster & Partners’in mimarlarından Stefan Behling soruyu biraz da tiye alarak “Siyah sizi olduğunuzdan zayıf gösterir.” şeklinde cevaplıyor. ETH Zürih’in hocalarından Gregor Eichinger “Gözleriniz ön plana çıksın.” şeklinde soruyla dalga geçerken, Chrisoph Mäckler ciddi birşeyler söyleme çabası içerisinde “Çünkü mimarlar burjuvazi tarafından ‘gerçek sanatçılar’ gibi algılanma çabasındadırlar.” gibi bir cevap veriyor.

Kitap_04
Massimilliano Fuksas: “Çünkü hayalgücünden mahrumdurlar.”

Varoluşçulardan alınan ironik cevaplar ise kaçınılmaz kafa karışıklıklarına yol açıyor. Neden siyah? Himmelb(l)au şirketinin mimarı Wolf Prix tarafından “Çünkü geleceklerinden korkuyorlar.” şeklinde cevaplanırken, Hani Rashid siyahın uzay içerisinde yokolmaya karşılık geldiğine inanıyor. Matthias Sauerbruch’a göre cevap çok kısa: “Korku”. Albert Speer ise Prix’in cevabına yakın durarak “Çünkü hayat hüzünlüdür.” diyor.

Kitap_05
Wiel Arets: “Ben siyah giymem. Fakat gri veya koyu maviyi renkli tişört ile tercih ederim.”

Kitap içerisinde elbette bu tuzaklı sorudan kaçınarak cevap verenler de var. Mesela Peter Eisenmann ’siyah’ı Almanca yazarak “Ben siyah giymem.” diyor. Buna karşın tek kelimeyi yeterli bulan Münih Teknik Üniversitesi hocalarından Dietrich Fink sadece “Yeşil.” diyor. İşte bu ve benzeri cevaplar yazının başında da belirttiğim gibi, hakikaten “Neden” ile başlayan bu soruyu tam olarak yanıtlayamayacağımızı kanıtlar nitelikte. Jacques Herzog şaka gibi bir cevapla “Siyah sanırım birçok mimar tarafından giyildiğinden dolayı benim için hiçbir sey ifade etmiyor.” diyor. Peter Haimerl orjinal dilinde kafiyeli bir cevap yazarak “Mimarlar siyah giyer… Çünkü pelerinlerin otoritesini, maymunların hürriyetini ve geceleri işlenen suçların görünürlüğünü isterler.” diyor. Vittorio Magnago Lampugnani kendini hemen bu tuzak sorudan şu sekilde kurtarıyor: “Hakikaten de bilmiyorum. Ben siyah giymiyorum ve buna rağmen diğerleri gibi mimarım.”

Kitap_06
Peter Zumthor: ” Bilmiyorum. Ben renkli kıyafetler giyiyorum.”

Aslında görmüş olduğunuz gibi birbirinden çok farklı cevaplar var bu kitapta. Kitabı elinize aldığınızda bu sorunun gerçekten bir cevabı varmışçasına sayfaları hızla geçiyorsunuz, ama elbette ki yok. Yaptıkları siyah, beyaz, renkli yapılar gibi mimarlar da siyah, beyaz ve renkli giyiniyorlar. Ama yine de bu hususta çocukca sorulan “Neden” sorusunun cevaplarını okumak eğlenceli.

Kitap_07
Rem Koolhaas: “Asla siyah giymem!”

Böyle birşey hakikaten var mı emin değilim. Cevabı kendimde ve etrafımdaki mimarlarda bulmakta zorlanıyorum. Fakat yine bir mimar olarak verebileceğim cevap her ne kadar “Çünkü siyah mimarın sahne kıyafetidir.” olsa da, kitabın en dürüst cevabını vermış olan Konstantin Grcic’e katılmadan edemiyorum: “Bilmiyorum!”

Konsantin Grcic: "Bilmiyorum!"
Konsantin Grcic: “Bilmiyorum!”

Mimarlıkta toplumsal cinsiyet

Raum, Macht & Differenz

Zaman zaman gündeme gelen çok önemli bir konu olan „Mimarlıkta cinsel kimlik“ aklıma takılmış durumda şu sıralar. „Kadın mimar sorunsalı“ veya „Mimarlıkta kadın sorunsalı“ olarak da sık sık karşımıza çıkıyor. Kimi erkek mimarlara göre günümüzde sadece şovenist söylemlere alet olmuş bir konu ve birçok bayan mimara göre de gerçekdışı olan bir pseudo sorunsal. İşin ilginç yanıysa, her iki tarafın da kabullenmekte problem çektiği bu konu oldukça gerçek ve her ne kadar birçok kişi tarafından önemsenmiyor veya reddediliyor olsa da ciddi bir araştırma sahası.

Bu bağlamda okumuş olduğum son derece başarılı bir kitabı tanıtmak istiyorum. Evet, tüm kitabı bir solukta okuduğumda feminist bir araştırmacıyla karşı karşıya kaldığımı hissettim ve dürüst olmak gerekirse kimi kısımları da oldukça mübağalalı buldum. Fakat yine de bu konuda yazılmış  başarılı kitaplar arasında olduğu kanaatindeyim.

Kitabın arka kapağı:

Dörte Kuhlmann
Mekan, Egemenlik ve Ayrım (Ufak bir kelime oyunuyla „Raum macht Differenz“ „Mekan ayrım yaratır.“ şeklinde de anlaşılabiliyor.)
Mimarlıkta toplumsal cinsiyet çalışmaları

Önünüzde duran bu kitap, mimarlıktaki toplumsal cinsiyet çalışmalarına bir giriş niteliğindedir ve mimarlığın mekansal olan ve olmayan araçlarıyla cinsiyetin ve bedenin üretimini, röprodüksiyonunu ve temsilini sorgular.

Dörte Kuhlmann Viyana Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Mimarlık Teorisi Enstitüsü’nde toplumsal cinsiyet ve mimarlık teorisi üzerine dersler vermektedir. Diğer önemli kitapları arasında „İnsan ve Doğa“. „Alvar Aalto Almanya’da“, „Yaşayan Mimarlık“, „Toplumsal Cinsiyeti Yapılandırmak“ ve „Gücü Yapılandırmak“ isimli kitaplar bulunmaktadır.

Kitabın içeriğiyse şu şekilde:

1.    Giriş
2.    Sanat ve mimarlık tarihinde kadınlar
3.    Biyolojik ve sosyal farklılıklar
4.    Anaerkil mimarlık
5.    Psikoanaliz geleneği
6.    Mimarlık teorisinde toplumsal cinsiyet
7.    Antikitede toplumsal cinsiyet
8.    Cinsel mekanlar
9.    Gözlem mekanizmaları
10.   Özel ev
11.   Ayrımcılığın mekanizmaları
12.   Sonuç

Almanca bilen ve konuya karşı ilgisi olan herkes için ısrarla önerebileceğim bir kitap.

Return top